Haberler & Yayınlar

blog-post
ARA03

#YılmazÜlker #KambiyoMevzuatı #AnayasaMahkemesi #TürkHukuku #Yayın

Anayasa Mahkemesi Kambiyo Mevzuatının Temel Hukuki Dayanağını Teşkil Eden Kanun Maddesinin İptaline Karar Verdi

Giriş

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 15 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/193 E. 2025/136 K. sayılı kararı ile 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 1, 2 ve Ek 5. Maddelerinin iptaline karar vermiştir (“Karar”). Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Karara Konu Olay

Faaliyet izninin iptaline ilişkin açılan bir davada Danıştay 13. Dairesi, Kanun’un 1. maddesi kapsamında Türk parasının kıymetinin korunmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararlarına aykırılık hâlinde faaliyet izninin iptal edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Daire, faaliyet izninin iptaline ilişkin hususların kapsam ve sınırlarının tamamen idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılmasının ve Cumhurbaşkanı tarafından alınacak kararların çerçevesinin Kanun’da belirlenmemesinin keyfiliğe yol açabileceğini vurgulamıştır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek maddenin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na (“Anayasa”) aykırı olduğu görüşüyle iptalini talep etmiştir.

AYM Kanun’un 1, 2 ve Ek 5. Maddelerini Yasama Yetkisinin Devredilmezliği ve Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Sınırlamaların Ancak Kanunla Öngörülebileceği İlkelerine Aykırı Bularak İptaline Karar Vermiştir

Kanun’un iptal edilen 1. maddesi, Türk lirasının kıymetinin korunması amacıyla Cumhurbaşkanı’na gerekli düzenlemeleri yapma yetkisi vermektedir. Bu yetkiye dayanılarak uygulamada “Kambiyo Mevzuatı” olarak anılan birçok düzenleme yürürlüğe konulmuştur. Bunlar arasında, uygulamada sıklıkla gündeme gelen, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2008-32/34) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sermaye Hareketleri Genelgesi başta olmak üzere çeşitli düzenlemeler yer almaktadır.

AYM, madde 1 kapsamında Cumhurbaşkanı’na verilen yetkinin, yasama yetkisinin devredilemezliğini düzenleyen Anayasa’nın 7. maddesi ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlamaların ancak kanunla öngörülebileceğini düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, ilgili kanun maddesinin iptaline karar vermiştir.

Madde 1’in iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan Kanun’un 2. ve Ek 5. maddeleri de AYM tarafından iptal edilmiştir. Madde 2, Kanun’un 1. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından alınan kararların yürürlüğe giriş prosedürünü düzenlemektedir. Ek 5. madde, Cumhurbaşkanı tarafından Kanun’un 1. maddesi uyarınca alınan kararlarda, failin lehine bir değişiklik yapılması veya söz konusu kararların tamamen yürürlükten kaldırılması halinde failin lehine olan kararların uygulanacağını düzenlemektedir.

Karar, Resmî Gazete’de yayınlandığı tarihten dokuz ay sonra, 15 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. 15 Temmuz 2026’ya kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (“TBMM”) Kambiyo Mevzuatı’na dayanak oluşturacak yeni bir kanuni düzenleme yapması beklenmektedir. Aksi takdirde, mevcut kambiyo düzenlemelerinin hukuki dayanağı ortadan kalkmış olacaktır. Her halükârda, idari işlemlerin kanuniliği ilkesi uyarınca, mevcut kambiyo düzenlemeleri iptal davasıyla geçersiz kılınmadıkça yürürlükte kalmaya devam edecektir. Eğer bir mahkeme, dayanak eksikliği nedeniyle herhangi bir düzenlemeyi iptal ederse, o düzenleme artık uygulanamayacak ve ilgili kambiyo kısıtlamaları tamamen kalkmış olacaktır. 2018’den bu yana giderek sıkılaşan kambiyo rejimi göz önüne alındığında, böyle bir olasılığın piyasada ciddi bir serbestleşme etkisi yaratacağı şüphesizdir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar, YılmazÜlker Avukatlık Bürosu’nun ("YılmazÜlker”) konuya ilişkin genel değerlendirmelerini yansıtmakta olup, herhangi bir hukuki görüş veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Bu kapsamda belirtilen hususlara dayanarak işlem yapılmadan önce, somut olayın özellikleri dikkate alınarak profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur. YılmazÜlker’e işbu belgenin içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.