Haberler & Yayınlar
Bilişim Suçlarında Finansal Hesapların Askıya Alınması ve Elkoyma
Giriş
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 128. maddesi, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında suç işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının kararıyla, şüpheli ya da sanığa ait taşınmazlar ile hak ve alacaklara elkoyma tedbiri uygulanabilmesine imkân tanımaktadır.
CMK’ya “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile eklenen 128/A maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) yer alan ve bilişim sistemleri aracılığıyla işlenebilen bazı suçlar bakımından yeni bir tedbir öngörülmektedir.
Bu düzenleme ile, nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının işlendiğine dair makul şüphe bulunması hâlinde, banka, ödeme hizmet sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcılarına (“KVHS”) ilgili finansal hesabı 48 saate kadar askıya alabilme yetkisi tanınmaktadır.
Düzenlemenin Gerekçesi
Finansal sistemlerin dijitalleşmesi ve kripto varlık piyasalarının gelişimi, suç gelirlerinin çok kısa süreler içinde farklı hesaplara aktarılabilmesine veya anonim dijital cüzdanlar aracılığıyla izlerinin kaybettirilebilmesine imkân tanımaktadır. Bu durum, geleneksel elkoyma tedbirinin uygulanmasında yaşanan gecikmeler nedeniyle tedbirin etkinliğinin zayıflamasına yol açabilmektedir. Bu çerçevede, suç gelirlerinin hızlı biçimde hareket ettirilmesini engellemek ve özellikle mağdurların korunmasını sağlamak amacıyla daha hızlı işleyen mali tedbirlere ihtiyaç duyulmuştur.
Bu ihtiyaca binaen getirilen düzenleme ile, sayılan suçların işlendiğine dair makul şüpheyi oluşturan bilgi veya belgenin bulunması hâlinde, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS nezdinde ya da bunlar aracılığıyla gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmeye teşebbüs edilen işlemlere konu finansal hesapların, ilgili kurumlar tarafından 48 saate kadar askıya alınabilmesine imkân tanınmaktadır.
Bu yönüyle düzenleme, suçtan elde edilen menfaatlerin bankacılık sistemi, ödeme sistemleri ve kripto varlık ekosistemi içinde hızla transfer edilerek izinin kaybettirilmesini önlemeye yönelik önleyici bir mali tedbir niteliği taşımaktadır.
Nitekim benzer bir mekanizma, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesinde de öngörülmektedir [1].
Finansal Hesapların Askıya Alınmasında İzlenecek Yöntem
Askıya alma işlemi ve hesap hareketlerine ilişkin bilgiler, Cumhuriyet başsavcılığına ve ilgili hesap sahibine derhâl bildirilmek zorundadır. Hesap sahibi, askıya alma tedbirinin kaldırılması talebiyle Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilmekte olup, bu başvuru hakkında en geç 24 saat içinde karar verilmesi gerekmektedir.
Suça konu menfaatin askıya alma işlemi tamamlanmadan önce başka bir mali kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi hâlinde ise, askıya alma tedbirinin etkin biçimde uygulanabilmesini sağlamak amacıyla bu durum, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS tarafından derhâl ilgili mali kuruma bildirilmektedir.
Elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması durumunda ise, söz konusu menfaat soruşturma veya kovuşturma aşamasında sahibine iade edilmektedir.
Soruşturma veya kovuşturma kapsamında savcılık ya da yargı mercilerince talep edilen bilgi ve belgelerin, banka, ödeme hizmet sağlayıcıları ve KVHS’ler tarafından en geç 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda sunulması zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi hâlinde ise idari para cezası uygulanmaktadır.
Askıya Alma Tedbirini Tamamlayıcı Nitelikte Elkoyma
İlgili düzenleme, geçici nitelikte bir ön tedbir olan hesapların askıya alınmasının yanı sıra, suça konu menfaatler bakımından elkoyma tedbirinin de uygulanabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu kapsamda, birinci fıkra uyarınca malî kurum tarafından veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesaplarda bulunan ve suçtan elde edildiği değerlendirilen menfaatlere hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle, askıya alma süresi içinde elkonulabilmektedir.
Hâkim kararı olmaksızın gerçekleştirilen elkoyma işlemlerinin ise en geç 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması zorunludur. Hâkim, elkoyma işlemine ilişkin kararını elkoyma anından itibaren 48 saat içinde vermekte; bu süre içinde karar verilmemesi hâlinde elkoyma tedbiri kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
Ayrıca, bu madde kapsamında uygulanacak elkoyma tedbiri bakımından, CMK’nın 128. maddesinde öngörülen rapor alma şartı aranmamaktadır.
Askıya Alma Kararını Verenlerin Hukukî Sorumluluktan Muafiyeti
Düzenleme kapsamında askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişilerin hukuki sorumluluğu kaldırılmaktadır. Buna göre, kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde ve yetki çerçevesinde hareket eden banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kKVHS’ler, askıya alma kararı nedeniyle doğabilecek zararlardan dolayı hukukî sorumluluğa tabi tutulmamaktadır.
Değerlendirme
Getirilen düzenleme ile, suçtan elde edilen menfaatlerin dijital finansal sistemler içerisinde hızla transfer edilerek izinin kaybettirilmesine karşı hızlı ve etkili biçimde önlem alınabilmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, finansal hesapların kısa süreli de olsa askıya alınabilmesi ve özel kurum ve kuruluşlara tanınan bu tür müdahale yetkileri, mülkiyet hakkı ve ekonomik özgürlükler bakımından hassas bir denge kurulmasını gerektirmektedir.
Bu konudaki detaylı sorularınız için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça
- [1] Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar, YılmazÜlker Avukatlık Ortaklığı'nın ("YılmazÜlker”) konuya ilişkin genel değerlendirmelerini yansıtmakta olup, herhangi bir hukuki görüş veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Bu kapsamda belirtilen hususlara dayanarak işlem yapılmadan önce, somut olayın özellikleri dikkate alınarak profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur. YılmazÜlker’e işbu belgenin içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.


#YılmazÜlker #BilişimSuçları #AskıyaAlma #ElKoyma #Yayın