Haberler & Yayınlar

blog-post
AĞU 14, 2026

12. Yargı Paketi: Öne Çıkan Değişiklikler

12. Yargı Paketi olarak adlandırılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kanun ile, medeni usul hukuku, ceza muhakemesi, idari yargı, icra ve iflas hukuku, noterlik hukuku ile kanuni faiz rejimi başta olmak üzere birçok konuda önemli değişiklikler yapılmıştır. Aşağıda, Kanun ile getirilen tüm değişiklikler yerine, çalışma alanlarımız bakımından öne çıkan ve uygulamaya etkisi olması beklenen düzenlemelere yer verilmektedir.

Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1

Kanuni Faiz Oranının Reeskont Oranına Endekslenmesi

Taraflarca faiz oranının kararlaştırılmadığı hâllerde uygulanacak kanuni faiz oranı, sabit bir oran yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının %80'i esas alınarak belirlenecektir. Ayrıca, reeskont oranının 30 Haziran itibarıyla önceki yıl sonuna göre beş puan veya daha fazla değişmesi hâlinde, yılın ikinci yarısında uygulanacak kanuni faiz oranı da buna göre güncellenecektir.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile kanuni faiz oranı ekonomik göstergelere bağlı dinamik bir sisteme bağlanarak, mevcut sabit faiz uygulamasından kaynaklanan hak kayıplarının önlenmesi ve Anayasa Mahkemesi içtihadıyla uyumlu bir faiz rejiminin oluşturulması hedeflenmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 ve m. 109/4

Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Kısmi Davaya İlişkin Yeni Düzenleme

Belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırılmakta; alacak miktarının dava açılırken tam olarak belirlenemediği hâllerde kısmi dava mekanizması esas alınmaktadır. Bu kapsamda, davacıya talep sonucunu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırma imkânı tanınmakta; artırılan kısım bakımından ise zamanaşımının dava tarihi itibarıyla kesilmiş sayılacağı hüküm altına alınmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile belirsiz alacak davası kurumu kaldırılarak, alacak miktarının dava tarihinde belirlenemediği hâllerde kısmi dava mekanizması esas alınmaktadır. Böylece, davacının talebini tahkikatın sonuna kadar artırabilmesi ve artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması sağlanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 147/3

Duruşmalar Arasındaki Azami Sürenin Üç Ay ile Sınırlandırılması

Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçemeyeceği hüküm altına alınmaktadır. Ancak, bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi veya benzeri zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini göstermek suretiyle üç aydan daha uzun bir duruşma aralığı belirleyebilecektir.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile yargılamaların hızlandırılması ve duruşmaların düzenli aralıklarla yapılması amaçlanmaktadır. Zorunlu hâllerde hâkime istisna tanınarak yargılamanın etkinliği ile usul ekonomisi arasında denge gözetilmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166 ve m. 168

Birleştirme ve Ayırma Kararlarına İlişkin Kanun Yolu Rejiminin Yeniden Düzenlenmesi

Birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemeyi ancak kesinleşmesinden itibaren bağlayacağı açıkça hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında verilen birleştirme kararlarına karşı müstakilen istinaf yoluna başvurulabilmesi öngörülmektedir. Buna karşılık, ayırma kararları ile Bölge Adliye Mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yoluna kural olarak ancak nihai hükümle birlikte başvurulabilecek; bu kararlara ilişkin hukuka aykırılıklar ise tek başına kaldırma veya bozma sebebi oluşturmayacaktır.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile dava birleştirme ve ayırma kararlarına ilişkin kanun yolu rejimi yeniden yapılandırılarak usulî belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Böylece, birleştirme kararlarının etkin şekilde denetlenmesi sağlanırken, ara kararlara ilişkin kanun yolu incelemelerinin sınırlandırılması suretiyle usul ekonomisi güçlendirilmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/3

Bazı İstinaf Kararlarına Karşı Temyiz Yolunun Açılması

Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararların, kararın kabul veya reddedilen kısmının miktar veya değeri itibarıyla HMK m. 341/2'de öngörülen parasal sınırı aşması hâlinde temyiz edilebilmesi öngörülmektedir. Buna karşılık, bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın bu sınırı aşmaması veya kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olması hâllerinde temyiz yoluna başvurulamayacaktır.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile Bölge Adliye Mahkemelerinin yeniden esas hakkında verdiği belirli kararlar bakımından temyiz denetiminin kapsamı genişletilmektedir. Böylece, istinaf incelemesi sonucunda değiştirilen kararların belirli şartlar altında Yargıtay denetimine tabi tutulması sağlanmakta ve Anayasa Mahkemesinin kanun yoluna erişime ilişkin içtihadıyla uyumlu bir sistem oluşturulmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/4

IBAN ve Ödeme Hesabını Kullandıran İştirakçiler Bakımından Ceza İndirimi

Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca banka veya kredi kartı, IBAN ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalması hâlinde, iştirak eden kişi hakkında hükmolunacak cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmektedir.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile suçun icrasına yalnızca hesap veya ödeme aracını kullandırmak suretiyle iştirak eden kişiler ile suçun planlanması veya icrasında aktif rol üstlenen failler arasında ceza sorumluluğu bakımından ayrım yapılması amaçlanmaktadır. Böylece, iştirakin niteliği ve failin katkısının ağırlığı esas alınarak daha ölçülü bir ceza rejimi benimsenmektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kurumunun Yeniden Düzenlenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin şartlar, denetim rejimi ve kanun yolu sistemi yeniden düzenlenmektedir. Buna göre, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezasına hükmedilen hâllerde HAGB kararı verilebilecek; HAGB kararlarına karşı itiraz yerine istinaf yoluna başvurulabilecektir. Ayrıca, denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkemeye cezanın infazı ve infaz rejimine ilişkin yeni takdir yetkileri tanınmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile HAGB kurumunun kanun yolu denetimi güçlendirilmekte ve uygulama esasları yeniden yapılandırılmaktadır. Böylece, HAGB kararlarının istinaf incelemesine tabi tutulması sağlanırken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluk giderilerek kurum Anayasa Mahkemesi içtihadına uygun hâle getirilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45

Bölge İdare Mahkemesinin İstinaf Yetkilerinin Genişletilmesi

Bölge İdare Mahkemesine ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gerekçesini değiştirerek istinaf başvurusunu reddetme yetkisi tanınmaktadır. Ayrıca, keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşmaya ilişkin eksikliklerin Bölge İdare Mahkemesince giderilebilmesi hâlinde dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeksizin esastan karar verilebilecektir. Bunun yanında, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği hâller yeniden düzenlenerek sınırlı sayıda belirlenmektedir.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile Bölge İdare Mahkemesi’nin uyuşmazlığı mümkün olduğunca esastan sonuçlandırması ve gereksiz iade kararlarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Böylece, usul ekonomisi güçlendirilirken temel usul güvencelerinin korunması ve Bölge İdare Mahkemesi’nin yeniden esas hakkında verdiği kararların Danıştay denetimine tabi tutulması suretiyle kanun yolu güvencesi artırılmaktadır.

1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 55

Noterlik Evrakının Elektronik Ortamda Gönderilmesi

Noterlik evrak ve defterlerinin incelenmesine ilişkin usul yeniden düzenlenmekte; mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı ve yetkili resmî dairelerce talep edilen onaylı noterlik evrakının güvenli elektronik imza ile elektronik ortamda gönderilmesi esası benimsenmektedir. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı hâllerde ise onaylı fiziki örnek gönderilecektir.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile noterlik işlemlerinde dijitalleşme ve elektronik belge paylaşımının yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Böylece, noterlik evrakının adli ve idari mercilere daha hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılması sağlanarak yargısal ve idari süreçlerin etkinliği artırılmaktadır.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 63

Gereksiz Bilirkişi Görevlendirilmesinin Disiplin Yaptırımına Bağlanması

Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması, hâkim ve Cumhuriyet savcıları bakımından uyarma cezasını gerektiren disiplin fiilleri arasına eklenmektedir. Böylece, hukuki değerlendirme gerektiren konularda bilirkişiye başvurulması disiplin yaptırımına bağlanmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Düzenleme ile bilirkişilik kurumunun teknik ve özel uzmanlık gerektiren konularla sınırlandırılması amaçlanmaktadır. Böylece, hukuki değerlendirmelerin yargı mercileri tarafından yapılması sağlanarak gereksiz bilirkişi incelemelerinin ve buna bağlı yargılama sürelerinin azaltılması hedeflenmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar, YılmazÜlker Avukatlık Ortaklığı'nın ("YılmazÜlker”) konuya ilişkin genel değerlendirmelerini yansıtmakta olup, herhangi bir hukuki görüş veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımamaktadır. Bu kapsamda belirtilen hususlara dayanarak işlem yapılmadan önce, somut olayın özellikleri dikkate alınarak profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur. YılmazÜlker’e işbu belgenin içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.